Kiau Tschou’nun yağmur yağdıran hikâyesi, Jung’un anlatmaktan en keyif aldığı hikâyelerden biriydi ve sıklıkla da anlatırdı. Jung, hikâyeyi doğrudan Richard Wilhelm’dan dinlemiştir. Wilhelm, hikâyede geçen olaya, Çin’de bulunduğu zaman, bizzat tanık olmuştur. Richard Wilhelm (1873-1930) önemli bir sinologdu ve 1923’te yayınladığı I Ching çevirisiyle Doğu bilgeliğini anlama konusunda Batı’ya önemli bir katkıda bulunmuştu. Jung, Taoizm’e … Okumaya devam et Yağmur Yağdıran’ın Hikâyesi
JUNG PSİKOLOJİSİ (ANALİTİK PSİKOLOJİ)
Psişik Enerjinin Karanlık Yanı
“Fascination” (Efsunlanma*) Libidonun (psişik enerjinin) varlığına tanık olmak ya da ona maruz kalmak bireyin egosu üzerinde etki oluşturur. Bireyin bilinci ve egosu güçlü ve sağlıklı değilse (bilinçdışı dinamikleri hakkında bilgisi yoksa ve bu dinamikler üzerinde bilinçli şekilde çalışmıyorsa) tanık olduğu ya da maruz kaldığı bu enerjiye kapılabilir. Bu kapılma hali bireyin bilinci dışında ve komplekslerle … Okumaya devam et Psişik Enerjinin Karanlık Yanı
“İnsan ve Doğası” – C. G. Jung
“Teknolojik bir çağda, işin soyut doğası, çalışanı memnuniyetsiz bırakır. Memnuniyetsizlik, insanları başka bir yerde telafi aramaya ikna eder. Telkine açıklık ise, bu bu memnuniyetsizliğe müdahil olan insanların sayısıyla doğru orantılı olarak artar. Kitlesel akli dengesizlik epidemik boyutlara ulaşabilir. Merkezin kaybolması ise küçük sosyal üniteleri doğurur. Her insan kendi toprak parçasına sahip olmalıdır, ki bu sayede … Okumaya devam et “İnsan ve Doğası” – C. G. Jung
Yeme Bozuklukları ve Bağımlılık Üzerine (Marion Woodman)
Anoreksiya, Blumiya ve Bağımlılık* Tarrytown:Neden günümüzde yeme bozukluklarında böylesine hayrette bırakan bir artış görüyoruz? Woodman:Anoreksiya ve Blumiya çok daha yaygın çünkü kadınlar kendi bedenlerinden hiç bu kadar uzak olmamışlardı. Bu, köklü bir içsel öfke doğuruyor ve bu öfke nesilden nesle aktarılıyor. Yine de Anoreksiya gibi hastalıkların, eğer bu hastalıkların mesajını anlayabilirsek, kötü olmak yerine geniş … Okumaya devam et Yeme Bozuklukları ve Bağımlılık Üzerine (Marion Woodman)
Anima/Animus’u Keşfetmek
C. G. Jung’a göre erkeğin ve kadının kolektif bilinçdışı arketipleri olan anima (erkekte) ve animus (kadında) bireyin anne ve baba kompleksleriyle doğrudan bağlantılı ve özellikle de ilişkilere bakışını ve ilişki yapılarını belirliyor. Hayatımızın bütününe hâkim olan ve hayata dair tüm seçimlerimizi yöneten bu iki “derin gölge”yi fark etmediğimizde ya da sırtımızı döndüğümüzde yıllar içerisinde güçlenerek … Okumaya devam et Anima/Animus’u Keşfetmek