İçimde hem büyük bir sessizlik hem de büyük bir gürültü var. Bu sessizlik ve gürültünün aynı anda patlak vermesini sağlayan dış olaylar aşikâr: Dünya ekolojisinin değişimi ve insan yerleşimlerini tehdit eden doğal olaylar karşısında insanın tutumu ve tepkisi. Psikolojik, yani bilimsel açıklamalar ve neden-sonuç ilişkisi kurma fikri çok albenili geliyor ve rasyonellik sevdamızı da oldukça … Okumaya devam et Bokun İçerisinde Altın Aramak
Yazar: Didem Çivici
C.G. Jung’dan Cinsellik ve Psikoterapi Üzerine 20 Temel Bakış Açısı*
Jung Psikolojisi alanında çalışmaya karar vermemin en önemli nedenlerinden biri Jung’un cinselliğe ve cinselliğin sembolizmine bakışıydı. 2014 yılında seksoloji üzerine uzmanlık yapmaya karar vermiştim fakat araştırdığım hiçbir akademik ya da “alternatif” eğitim bana istediğim derinlikte ve kapsamda bir çalışma alanı sunmuyordu. Jung’un psikolojik yaklaşımını ve cinselliğe bakışını kavradıkça benim için en doğru alanın bu olduğunu … Okumaya devam et C.G. Jung’dan Cinsellik ve Psikoterapi Üzerine 20 Temel Bakış Açısı*
Carl Jung’a Göre Hayatın Aşamaları
İsviçreli psikiyatrist Carl Jung (1875-1961), psiko-cinsel gelişimin aşamaları (oral, anal, fallik, gecikme süresi ve genital) hakkında teori geliştirmiş olan Sigmund Freud gibi insan yaşam döngüsünün aşamalarıyla ilgili belirli bir teori formüle etmedi. Ancak, hayatı boyunca bize insan ömrünün kronolojik özellikleri hakkında ipuçları ve içgörüler verdi. Jung, 1931'de yazdığı "Yaşamın Evreleri" ("The Structure and Dynamics of the Psyche", … Okumaya devam et Carl Jung’a Göre Hayatın Aşamaları
Arketipler: Sahiplik Meseli
Arketip… ne afili bir kelime. İnsanın aklına hemen Eski Yunan, Mezopotamya ya da Kuzey tanrı ve tanrıçaları geliyor fakat belki de gerçekten neyi konuştuğumuzun farkına değiliz: Baykuşuyla zeki Athena, mucitlerin en yakın dostu Hermes, tanrısal sarhoşluğun (kim bilir, belki de Hayyam’ı köşeye sıkıştırmış olan) mimarı Dyonisos tahtlarında oturmuş kahkahalarla bizi seyretmekte. Fakat öyle görünüyor ki, … Okumaya devam et Arketipler: Sahiplik Meseli
Jung’un “Sınamalar”ı
Sanki biri her birimize söylüyor bunları... Sınamalar'dan...* "Bugün kendini neşesiz, bayağı, küçük düşmüş mü hissettin? Nedenini söyleyeyim mi sana? Ölçüsüz hırsın sınır tanımıyor. Nedenlerin iyiye değil, boş kibrine odaklanıyor. İnsanlık için değil, kendi çıkarın için çalışıyorsun. Tamamlanma için değil, tanınmak için, çıkarını korumak için uğraşıyorsun. Başına hurda demirden bir taç geçiresim var; içinde içine işleyecek … Okumaya devam et Jung’un “Sınamalar”ı
HYPOCONDRIASIS AS PATHOLOGY OF THE INTUITIVE*
HYPOCHONDRIASIS: AN INNER CALL FOR “REAL” LIFE? Hypochondriasis (Hypochondria), also known as Illness Anxiety Disorder, or Health Anxiety, was defined by DSM-IV as a somatoform disorder and was replaced with the diagnoses of somatic symptom disorder and illness anxiety disorder. The DSM-IV defines hypochondriasis according to the following criteria[1]: A. Preoccupation with fears of having, or the idea that one has, … Okumaya devam et HYPOCONDRIASIS AS PATHOLOGY OF THE INTUITIVE*
Jung ve Modern İnsan
Ayrıntı Akademi’de başlattığımız ‘Jung Psikoloji Sohbetleri’ kapsamında dün akşam modern insanı konuştuk. Sohbet öyle bir hal aldı ki, öncesinde hazırladığım sayfalarca notu bir kenara bıraktım, katılımcıların ufuk açıcı ve ezber bozucu sorularıyla dans ederek yeni dünyalar keşfetmenin tadını çıkardım. Elbette ki alınan o notların derlenip bir şekilde paylaşılması gerekiyordu, zira neredeyse dört saat süren sohbet … Okumaya devam et Jung ve Modern İnsan
Jung Psikolojisi Sohbetleri Ayrıntı Akademi’de
Bir Filmi Analiz Etmek: “Bollywood My Love!”*
Modern çağın peri masalları filmlerdir demişti Marie-Louise von Franz. Masallarsa kolektifin rüyalarıydı: Ortak dokularımız, ortak hikâyelerimiz; sadece duygularımızın ortak işleyişi değil, aynı zamanda da ortak hayallerimizdi bu rüyalar. Analitik Psikolojiyi bir analist olarak keşfetmeye başladıktan çok önce başladım sinemanın büyülü dünyasını okumaya çalışmaya. Sahnede beliren karakterlerin benim parçalarım olduklarını, hikâyenin değişimiyle birlikte benim de değiştiğimi … Okumaya devam et Bir Filmi Analiz Etmek: “Bollywood My Love!”*
‘Yol’un Peşinde
“Dans eden bir yıldız doğurmak için içinde kaos olmalı.” F. Nietzsche, Böyle Buyurdu Zerdüşt Dünyanın, tabiri caizse, altının üstüne gelmiş olduğunu ve artık hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını fark etmeye başladığımızdan bu yana tam bir sene oldu. Bu bir sene tamamlanmaya yüz tutarken etrafımda fiziksel bedeninde yıkım ve kıyım yaşamamış insan kalmamıştı. Gün geçmedi ki … Okumaya devam et ‘Yol’un Peşinde