Kişisel Gelişim Çalışmalarının Tehlikeleri

"Nitelikli psikoterapistlerin en hakiki ruhsal (spiritüel) eğitmenler olduğu kanaatine vardım. Çünkü nitelikli psikoterapistler derindeki malzemeyi öyle bir çalışıyorlar ki, olası malzeme netleşip dönüştüğünde gerçekten de ruhsal görüşümüzü genişletiyorlar. Pek çok modern ruhsal (spiritüel) eğitmen, dayanıklı ve daimî bir dönüşüm oluşmadan önce derinlikli bir şekilde sahiplenilip çalışılması zorunlu olan asıl malzemeyi (konuyu) geçiştiriyorlar… Batı dünyasında bizler … Okumaya devam et Kişisel Gelişim Çalışmalarının Tehlikeleri

Beklentiler ve Gerçekler: Wotan Krallığı’na Hoşgeldiniz

“İyi” ve “şefkatli” olmamız, en çok da “önce kendimizi sevmemiz” bekleniyor mütemadiyen. Zira kendini sevemeyen, başkalarını da sevemez, öyle değil mi? “Saygılı, ölçülü, düşünceli” davranışlar takdir edilirken “öfke ve kızgınlık” ise en çok yargılanan ifadeler. Hatta öfkesini ifade eden kişilerin topluluklar ve toplumlarca rahatlıkla kara koyun ilan edildiği bir zamanda ilerliyoruz. Fakat gerçekler ve derinlerdeki hikâyeler … Okumaya devam et Beklentiler ve Gerçekler: Wotan Krallığı’na Hoşgeldiniz

“İnsan ve Doğası” – C. G. Jung

“Teknolojik bir çağda, işin soyut doğası, çalışanı memnuniyetsiz bırakır. Memnuniyetsizlik, insanları başka bir yerde telafi aramaya ikna eder. Telkine açıklık ise, bu bu memnuniyetsizliğe müdahil olan insanların sayısıyla doğru orantılı olarak artar. Kitlesel akli dengesizlik epidemik boyutlara ulaşabilir. Merkezin kaybolması ise küçük sosyal üniteleri doğurur. Her insan kendi toprak parçasına sahip olmalıdır, ki bu sayede … Okumaya devam et “İnsan ve Doğası” – C. G. Jung

Yeme Bozuklukları ve Bağımlılık Üzerine (Marion Woodman)

Anoreksiya, Blumiya ve Bağımlılık* Tarrytown:Neden günümüzde yeme bozukluklarında böylesine hayrette bırakan bir artış görüyoruz? Woodman:Anoreksiya ve Blumiya çok daha yaygın çünkü kadınlar kendi bedenlerinden hiç bu kadar uzak olmamışlardı. Bu, köklü bir içsel öfke doğuruyor ve bu öfke nesilden nesle aktarılıyor. Yine de Anoreksiya gibi hastalıkların, eğer bu hastalıkların mesajını anlayabilirsek, kötü olmak yerine geniş … Okumaya devam et Yeme Bozuklukları ve Bağımlılık Üzerine (Marion Woodman)

Elsiz Kız Masalı: Hislerin Yitimi ve Ormanın Çağrısı

Robert A. Johnson’ın kitabından esinlenerek dile getireceğim bu yazı, kadının ve erkeğin dişil yanlarına dair hayati bir masalı kaynak alıyor. “The Handless Maiden” (Elsiz Kız) masalını Jungcu bir bakış açısıyla (ki Clarissa P. Estes de “Kurtlarla Koşan Kadınlar” kitabında aynı masalı kendi bilgi ve sezgileriyle konu almıştır) anlatan Johnson, Estes’ten farklı olarak sadece kadının değil, … Okumaya devam et Elsiz Kız Masalı: Hislerin Yitimi ve Ormanın Çağrısı

Ego’nun Önemi (Marion Woodman)

Olanı görebilecek olan ego mudur?  Woodman: Evet. Fakat çoğu insanın bir ego geliştirmesi için çok çalışması gerek. Pek çok insan personada yaşıyor, ki bu dışarı gösterilen parça, bir nevi maske. Gösteri yapıyorlar -gerçek duygularıyla temasta değiller ve herhangi bir durum oluştuğunda kızgın olup olmadıklarını ya da ağlamak isteyip istemediklerini dahi bilmiyorlar. Duygularını ifade edememekten dolayı mutsuzlar … Okumaya devam et Ego’nun Önemi (Marion Woodman)

Anima/Animus’u Keşfetmek

C. G. Jung’a göre erkeğin ve kadının kolektif bilinçdışı arketipleri olan anima (erkekte) ve animus (kadında) bireyin anne ve baba kompleksleriyle doğrudan bağlantılı ve özellikle de ilişkilere bakışını ve ilişki yapılarını belirliyor.  Hayatımızın bütününe hâkim olan ve hayata dair tüm seçimlerimizi yöneten bu iki “derin gölge”yi fark etmediğimizde ya da sırtımızı döndüğümüzde yıllar içerisinde güçlenerek … Okumaya devam et Anima/Animus’u Keşfetmek