Günümüzde pek çok farklı kişisel gelişim yöntemi mevcut. Bunların başında koçluk, psikoterapi ve psikoanaliz geliyor. Kişisel ihtiyaçlarımız doğrultusunda hangisinin bize uygun olduğuna karar vermek bazen çok kolay olmasa da aslında ihtiyaçlarımıza yönelik gelişim süreçlerine evet demenin maddi-manevi pek çok faydası var. Bu nedenle, elimden geldiğince bu yaklaşımların aralarındaki farkları aydınlatmaya çalışacak ve yöntemleri karşılaştıracağım. Önce … Okumaya devam et Koçluk mu, Psikoterapi mi yoksa Psikoanaliz mi?
Genel
Şizofreni Tedavisi Üzerine*
"[559] Şizofrenik rahatsızlıkların psikolojik yollarla tedavi edilebileceğine ve iyileştirilebileceğine pratik deneyimler yoluyla ikna olmamın üzerinden yaklaşık elli yıl geçti. Tedavi ile ilgili olarak, şizofreni hastasının nevrotikten farklı davranmadığını buldum. Şizofren, nevrotikle aynı komplekslere, aynı iç görülere ve ihtiyaçlara sahiptir, ancak temelleri konusunda aynı kesinliğe sahip değildir. Nevrotik, içgüdüsel olarak, kişiliğinin ayrışmasının sistematik karakterini asla yitirmeyeceğine, … Okumaya devam et Şizofreni Tedavisi Üzerine*
Psikoz Üzerine*
[539] Bir psikiyatrist ve psikoterapist olarak kariyerim boyunca iki gerçek beni etkiledi. Birincisi, ortalama bir akıl hastanesinin hayatım boyunca geçirdiği muazzam değişim. Tamamen dejenere olmuş katatoniklerden oluşan tüm o umutsuz kalabalık, sadece onlara yapacak bir şey verildiği için neredeyse ortadan kayboldu. Beni etkileyen bir diğer gerçek, psikoterapötik pratiğime başladığımda yaptığım keşifti: Psikiyatri hastanelerinde neredeyse hiç … Okumaya devam et Psikoz Üzerine*
1. Türkiye Analitik Psikoloji Çalıştayı 7-12 Temmuz’da Şirince’de Gerçekleşiyor
İlkini düzenlediğimiz ve gelenekselleşmesini umut ettiğimiz bu çalıştayda interdisipliner bir yaklaşımla Carl Gustav Jung'un 'psişe' kavramını ele alıyor ve beden-ruh-zihin-tin temalarını araştırıyor olacağız. Çalıştayımızda Zürih Enstitüsü'nden Jungiyen analistlerin yanı sıra felsefeden, psikiyatriye, beden üzerine çalışan eğitmenlerden, masal anlatıcılarına uzanan bir yelpazede fikir alışverişinde bulunacağız, birbirimizin fikirleriyle beslenip dönüşmek için alan açacağız. Kendisinden sonraki birçok psikoloji … Okumaya devam et 1. Türkiye Analitik Psikoloji Çalıştayı 7-12 Temmuz’da Şirince’de Gerçekleşiyor
“Şeytanımla Atışmak”
Bu sefer sözleri genç bir adamın ellerine bırakıyorum... Kolektif Gölge ile İnsan (ego) arasındaki savaş daha iyi anlatılamazdı... yaşadığımız psikozlar, psikolojik arbede daha iyi anlatılamazdı......çünkü müzik, binlerce sayfalık bilgiyi işte böyle bir araya getiren bir güç... Teşekkürler Ren Gill. (sözlerin Türkçe çevirisini aşağıda bulabilirsiniz - bizzat yaptım, hata olursa affola)... https://www.youtube.com/watch?v=s_nc1IVoMxc "Merhaba RenBiraz zaman oldu, … Okumaya devam et “Şeytanımla Atışmak”
Depremin Yarattığı Krizin Işığında Toplumun ve Bireyin Psikolojik Katmanları
Öncelikle belirtmeliyim: Bu makale salt bir anlama çabasıdır; bilimsel bir değeri olabilir de olmayabilir de. Amacım, içinde bulunduğumuz krizi analitik psikoloji çerçevesinde anlamaya çalışmak ve eğer yapabilirsem, çıkış yolları aramak. Elbette bu konular tekrar tekrar evirilip çevrilebilir, bambaşka açılardan yeniden ve yeniden konuşulabilir. Umarım mistisize etme çabası olarak görülmez ve bir nebze de olsa okuyana … Okumaya devam et Depremin Yarattığı Krizin Işığında Toplumun ve Bireyin Psikolojik Katmanları
“İyi Adam” Olmak ya da Olmamak
Erkekte anne ya da baba yarası, yani ebeveyn kompleksi, erkeğin Anima kompleksine itinayla katkıda bulunur. Erkek, mutlu bir ailede büyümüş dahi olsa, olumlu anne-baba kompleksinin de ego üzerinde olumsuz etkiler yaratabildiğini biliyoruz: Destekleyici anne (ya da anne figürü), ileride erkeğin kendini sürekli destekleyen kadınlara yönelmesine ve onları anne yerine koymasına, dolayısıyla da erkeğin sürekli terk … Okumaya devam et “İyi Adam” Olmak ya da Olmamak
“Vahşi Kadın’ın Yolculuğu” Yenilenmiş 2. Baskı Çıktı
2. BASIMA ÖNSÖZ Delilik akıllılıktan yeğdir. En azından bazen. Bu kitabı yazmaya başlamam, Zürih’te bulunan C. G. Jung Institut’un kapısına dayandığım, bilmediğim bir karanlık ormanın patikalarında kendimi kaybetmeye hazırlandığım günlere denk gelir. Jungiyen analist olmaya niyet edip de mülakatlara girmeye başladığımda, hocalarımdan birinin “Neden Jungiyen analist olmak istiyorsun?” sorusuna, “Gerçekten bilmiyorum, tamamıyla şuursuzluk,” dediğim o … Okumaya devam et “Vahşi Kadın’ın Yolculuğu” Yenilenmiş 2. Baskı Çıktı
Psikoterapi ve Jung
Jung’un psikoterapiye bakış açısına dair bir kaç not: Psikoterapi, insan hayatındaki zor geçişleri mümkün kılan bir yöntemdi ve bu yanıyla “dini” bir özelliğe sahipti.“Teşhis oldukça önemsiz bir meseledir.” “Spesifik bir tahmin nadiren gerçek bir şey anlamına gelir – ‘psikonevroz’ teşhisi yeterlidir.” Çünkü nevroz kendisini ancak tedavi süresince, özellikle de bedensel semptomlar ve rüyalarda gösterirdi. Amaç … Okumaya devam et Psikoterapi ve Jung
Rüya Dili ve Jungiyen Rüya Analizi
C. G. Jung’a göre psikolojik olgular (fenomenler) sürekli gelişmeye ve yaratmaya devam ederler. Rüyalar da birer psikolojik olgu oldukları için, rüyaların içeriğine indirgeyici şekilde yaklaşırsak rüyayı öldürürüz. Rüya, aynı psişe gibi salt Doğa’dır ve sadece bu nedenden ötürü dahi bilince karmaşık ve anlaşılmaz gelir. İçeriğinde metaforlar ve semboller olması, rüyaların tam olarak anlaşılmasını zorlaştırır. Fakat … Okumaya devam et Rüya Dili ve Jungiyen Rüya Analizi