“Kendime hayretle, hayal kırıklığıyla, hoşnutlukla bakıyorum. Kederliyim, bunalımdayım, coşkuluyum. Ben bunların hepsiyim aynı anda, ama toplayıp da sonucunu bulamam. Nihai değer veya değersizliği belirleme yeteneğine sahip değilim; kendim ve hayatım hakkında hiçbir yargım yok. Tamamen emin olduğum hiçbir şey yok. Hiçbir şey hakkında hiçbir kesin kanaatim yok. Yalnızca doğduğumu, varolduğumu biliyorum ve bana öyle geliyor … Okumaya devam et Jung: Rüyaların, sembollerin, efsanelerin büyüsünü çözmeye adanmış bir hayat
Genel
Jungiyen Analiz Nedir?
“Analist ve analizan (analysand) arasındaki diyalektik bir ilişki içerisinde meydana gelen Jungiyen analizinin amacı, analizanın psikolojik bütünlüğe doğru hareketini sağlamaktır. Kişiliğin bu dönüşümü, bilinçdışı, onun özgül yapıları ve bu yapıların bilinçle dinamik ilişkileri analiz sürecinde ortaya çıktıkça, bunların hepsiyle hesaplaşmayı gerektirir. Dönüşüm ayrıca, analizin başlangıcında ego bilincini şekillendiren ve kontrol eden bilinçdışı yapıların önemli ölçüde … Okumaya devam et Jungiyen Analiz Nedir?
Animus’u Tanımak
“Animus”[1], 20. yüzyılın önde gelen psişe bilimcilerinden Carl Gustav Jung tarafından, kadın psişesinin bilinçdışında bulunan eril tine verdiği isimdi. Jung, varoluşun zıtlıkların birliğinden oluştuğu görüşünü benimsemekle kalmamış, bu görüşü de kendi psikolojik yaklaşımının temeli yapmıştı. Jung, “Bilinci en üst derecede etkileyen şey, erkekte lunar anima, kadında solar animustur,” demişti. Bu, erkek ve kadının bilinçdışı dinamiklerinin … Okumaya devam et Animus’u Tanımak
Psişe ve Doğa
Analitik Psikoloji, psişeye saf doğa olarak bakar. Psişe, bilinçli ve bilinçsiz alanda süregelen dinamiklerin toplamıdır, denir. Bu, bizi insan ruhuna, bedenine ve tinine bütünlüklü bakmaya sevk eder: Ruh-beden-tin üçlemi birleşir ve yek bir varlığa dönüşür. Bu varlık, sadece kendi dış dünyasıyla (sosyal ve toplumsal boyut) ilişkili değil, aynı zamanda kendi iç dünyasıyla ve bedensel, ekolojik, … Okumaya devam et Psişe ve Doğa
İlişkinin Jungiyen Psikolojisi
“Derinlikli her aşk deneyiminin içerisinde Benliğin de mevcut olduğu bir deneyimden söz edebiliriz çünkü aşkın içerisindeki tutku ve karşı konulmazlık Benlik’ten gelmektedir.” Marie-Louise von Franz, “Alchemy: Introduction to the Symbolism and the Psychology”, p. 202 İlahi olanın bir ifadesi olarak aşk, zıtlıkların birleşiminde ortaya çıkan, Benliğin fark edilmesine aracı olan bir olgudur. Aşk, her ne kadar … Okumaya devam et İlişkinin Jungiyen Psikolojisi
Yağmur Yağdıran’ın Hikâyesi
Kiau Tschou’nun yağmur yağdıran hikâyesi, Jung’un anlatmaktan en keyif aldığı hikâyelerden biriydi ve sıklıkla da anlatırdı. Jung, hikâyeyi doğrudan Richard Wilhelm’dan dinlemiştir. Wilhelm, hikâyede geçen olaya, Çin’de bulunduğu zaman, bizzat tanık olmuştur. Richard Wilhelm (1873-1930) önemli bir sinologdu ve 1923’te yayınladığı I Ching çevirisiyle Doğu bilgeliğini anlama konusunda Batı’ya önemli bir katkıda bulunmuştu. Jung, Taoizm’e … Okumaya devam et Yağmur Yağdıran’ın Hikâyesi
Corona’nın Derin Psikolojisi
Öncelikle belirtmeliyim: Bu makalede ifade edeceklerim bilimsel bir iddia içermemektedir. Haftalardır hissettiğim, gözlemlediğim ve bizzat deneyimlediğim her şeyi damıttıktan sonra ortaya çıkan bir özüttür sadece. Tamamıyla kişisel, belki de kolektiftir. Niyetim, günler içerisinde dünyanın dört bir yanına yayılan corona virüsünün ve bu virüsün biz insanlar üzerinde yarattığı etkinin inceliklerine (ve görünmeyen dünyasına) dokunmak. Bunu, ne … Okumaya devam et Corona’nın Derin Psikolojisi
Anima ve Animus Üzerine…
Anima karşısında kadının bilinçli kalması gerçek anlamda çok zordur. Anima, öyle bir duygu yoğunluğuyla erkeğin bilinçdışından bilincine taşar ki, bu taşma sonucunda erkeğin bilinci (logos) tamamıyla felç olur ve erkek, animanın ona anlattığı hikayeye (ya da yaşattığı duygulara) inanmaktan başka bir şey yapamaz. Kadının böyle bir anima karşısında hiç bir gücünün olmadığını üzülerek söylemeliyim. Kadının … Okumaya devam et Anima ve Animus Üzerine…
Jungiyen Dizi Analizi: Atiye Dizisi’nde Bireyleşmenin İzleri
BİREYLEŞME İlk defa Carl Gustav Jung tarafından psikolojik bir terim olarak kullanılan “bireyleşme” kavramı, insanın psişik bütünlük kazanmasına verilen isimdir. Jung’a göre insan psişesi her daim bütünleşmeyi, birleşmeyi arar. İnsan psişesi, bilinç ve bilinçdışı olarak bölünmüştür ve bireyleşme süreci de bu bölünmenin ortadan kalmasını, kişinin tüm potansiyellerini kucaklamasını ve bütün olmasını hedefler. Bireyleşme süreci bilinçli … Okumaya devam et Jungiyen Dizi Analizi: Atiye Dizisi’nde Bireyleşmenin İzleri
Psişik Enerjinin Karanlık Yanı
“Fascination” (Efsunlanma*) Libidonun (psişik enerjinin) varlığına tanık olmak ya da ona maruz kalmak bireyin egosu üzerinde etki oluşturur. Bireyin bilinci ve egosu güçlü ve sağlıklı değilse (bilinçdışı dinamikleri hakkında bilgisi yoksa ve bu dinamikler üzerinde bilinçli şekilde çalışmıyorsa) tanık olduğu ya da maruz kaldığı bu enerjiye kapılabilir. Bu kapılma hali bireyin bilinci dışında ve komplekslerle … Okumaya devam et Psişik Enerjinin Karanlık Yanı