Last year in April I was getting prepared for writing a symbol paper[1], and that was just after the Corona virus started to be a pandemic situation. Soon, like most living beings in this world, I was affected by the waves of fear, as well as by shock and disorientation. To me, the whole process … Okumaya devam et CORONA (COVID)AS SYMBOL AND MYTH*
Jung ve Din
Analitik Psikoloji Okulu’nun kurucusu Carl Gustav Jung’un din ve inancı ele alışı, din adamları başta olmak üzere çağdaşı pek çok bilim insanı ve araştırmacının, daha sonra da okuyucularının ve psikoloji öğrencilerinin akıllarını oldukça karıştırmıştır. Pek çok kesim tarafından anlaşılamamış ya da farklı algılanmış, sonuç olarak çoğu kişi tarafından “dini bayağılaştırdığı” ya da “bilime dini karıştırdığı” … Okumaya devam et Jung ve Din
Instagram: Yanılgılar Dünyası mı Yoksa Gerçeğin Ta Kendisi Mi?
Sosyal medyanın bir mecrasından (Facebook) seneler önce ayrılmıştım. İş ve bağlantı ihtiyaçlarıyla Instagram dünyasına adım attıktan sonra ise geçtiğimiz yılın getirdiği ruh ve zihin hallerinin hayat süzgecinden geçmesiyle birlikte Instagram hesabını kapatmaya karar vermiştim. 2020, bağlı olduğum son sanal medya alanının da kapanmasıyla sona ermişti. Fakat hesabımı kapatmadan birkaç gün önce küçük bir anket yapmış, … Okumaya devam et Instagram: Yanılgılar Dünyası mı Yoksa Gerçeğin Ta Kendisi Mi?
Baba Kompleksi
“Şeklen, kompleksler, yıllar içinde, "anne" ve "baba" gibi belirli arketiplerin etrafında biriken "duygu tonlu fikirler"dir. Kompleksler konstale olduklarında onlara kaçınılmaz olarak etkilenme eşlik eder. Her zaman nispeten özerktirler. Kompleksler, iradenin ereklerine müdahale eder ve bilinçli performansı bozarlar; çağrışımların akışı esnasında hafıza bozuklukları ve tıkanıklıklar üretirler; kendi yasalarına göre ortaya çıkar ve kaybolurlar; bilince geçici olarak … Okumaya devam et Baba Kompleksi
Rüya Paradoksu
“Bilinçdışı durumun sembolik biçimde sunulan spontane bir portresi”[1]... entelektüel olarak anlamak bir şey, tüm varlığınla kavramak bambaşka bir şey gibi görünen bu ifadede söz konusu olan “portre”, beynin düşünsel ve eleştirel alanı olarak bilinen frontal bölümü dışında beynin tamamının aktif şekilde seyrettiği uyku sürecine ait doğal bir fenomen olarak bilinen, rüya dediğimiz şeyden başkası değil … Okumaya devam et Rüya Paradoksu
Grup Psikolojisi Üzerine (Marie-Louise von Franz)
Modern sosyologlar genellikle kolektif bilinci ego bilincinden daha olumlu şekilde değerlendirirler; ilki daha “normal” iken ikincisi asosyal “aykırı” özellikler sergilemeye meyillidir. Ancak bunun genel olarak geçerli olmadığı gerçeğini göz önünde bulundurmalıyız. Tek bir bireyde olduğu gibi, bütün bir grubun bilinçli tutumu içgüdüsel köklerinden sapıp nevrotik hale gelebilir ve sonra bir bireyin sağlıklı egosuyla çarpışabilir. Sıklıkla, … Okumaya devam et Grup Psikolojisi Üzerine (Marie-Louise von Franz)
Toni Wolff: Dişil Prensibin Yapısal Formları*
Bir Skeç (1) Modern kadının kendini bilmesi ve kendini fark etmesi için sadece tutumunu (içe dönük ya da dışa dönük) ve psikolojik fonksiyonunu (düşünme, hissetme, duyumsama ve sezme) (2) değil, aynı zamanda kişiliğine hangi yapısal formun uyduğunu da anlaması önemlidir (3). Bu yapısal formun illa ki dışsal yaşamla kesişmesi gerekmez ya da bu form, insanla … Okumaya devam et Toni Wolff: Dişil Prensibin Yapısal Formları*
Arketiplere Dair
"KOLEKTİF BİLİNÇDIŞININ ARKETİPLERİ"* (par. 82) “Sembollerin (“dönüşüm sembolleri”) varlığı, doğal olarak, vakadan vakaya çok büyük değişim gösterir. Her şey imge formunda, yani sembolik olarak, deneyimlense dahi bu, kesinlikle hayali tehlikeler konusu değil, tüm yaşama yayılan kaderin bağlı olduğu gerçek riskler söz konusudur. Asıl tehlike, arketiplerin büyüleyici etkisine kapılmaktır ve bu en çok da arketipsel imgeler … Okumaya devam et Arketiplere Dair
“Olumlama” Sorunu
Kişisel gelişim adı altında olumlamalara yönelmeyi sorunlu bulduğumu her fırsatta dile getiriyorum. Olumlama, olumsuz olandan kaçma niteliği taşıyabilir. “Olumsuz düşünme!” dediğimizde: Ego’nun “olumlu” kabul ettiği bir kavramı/olayı/kişiyi yaratmaya çabalarız. Fakat önemli bir detayı es geçeriz: Ego aslında her zaman bizim için en iyi olanı bilemeyebilir. İnsan, bütün bir varlıktır ve bu bütünlük, psikolojide “psişe” ya da … Okumaya devam et “Olumlama” Sorunu
İlişkinin Tao’su
“Kırılganlığın olmadığı bir ilişkinin kıyıya vurması kaçınılmazdır.” – Robert Augustus Masters Şeffaflığın ve kırılganlığın görünür olmadığı yerde duygular ve düşünceler (hikayeler) birikiyor. Bu birikmeler de sanrıları, varsayımları ve yok saymaları doğuruyor. Şeffaf olmak, kırılganlığımızla, yani içimizde süre gelen her şeyle orada apaçık nefes alabilmek belki de bizi en çok korkutan şey. Kalbi açık tutmak hiç bilmediğimiz … Okumaya devam et İlişkinin Tao’su