Analitik psikolojide sıkça başvurulan “ego–Benlik aksı” kavramı, çoğu zaman kuramsal bir çerçeve olarak ele alınır. Oysa bu aks, doğuştan var olan bir yapı değil; zaman içinde, deneyim yoluyla ve belirli psikolojik koşullar altında inşa edilen canlı bir ilişki hattıdır. Ego ile Benlik arasındaki bu hat ne otomatik olarak oluşur ne de salt içgörüyle kurulur. Aksın … Okumaya devam et Ego–Benlik Aksı (Ego-Self Axis)
JUNG PSİKOLOJİSİ (ANALİTİK PSİKOLOJİ)
Bedelsiz Dönüşüm Yanılsaması: Analitik Süreçte Kefaret
Çağdaş insanın psişik atmosferi, hız ve erişilebilirlik etrafında şekillenmektedir. Bilgiye olduğu kadar içgörüye, anlamlandırmaya ve hatta dönüşüme çabucak ulaşma arzusu, yalnızca gündelik yaşamı değil, analitik süreci de belirgin biçimde etkilemektedir. Bugün analizden beklenen şey çoğu zaman bir açılma değil, bir rahatlama; dönüşüm değil, hızlı bir cevap üretimidir. Bu beklenti, ahlâkî bir kusurdan ziyade zamanın tinine … Okumaya devam et Bedelsiz Dönüşüm Yanılsaması: Analitik Süreçte Kefaret
Travma ve Jung Psikolojisi – İçsel Dünyada Arketipsel Savunmalar
Travma, modern psikolojinin en çok tartışılan kavramlarından biri haline geldi. Savaşlar, göçler, çocukluk ihmal ve istismarları, afetler ve toplumsal şiddet, bireysel psişede olduğu kadar kolektif psişenin de kırılganlığını ortaya koymaktadır. Günümüzde travma üzerine yapılan çalışmalar çoğunlukla nörobiyoloji, bağlanma kuramı veya bilişsel-davranışçı modeller çerçevesinde ele alınsa da travmanın derin psikolojik boyutuna dair açıklamalar sınırlı kalmaktadır. Analitik … Okumaya devam et Travma ve Jung Psikolojisi – İçsel Dünyada Arketipsel Savunmalar
Analizanların Gözünden Psikoanaliz Deneyimi
Jungiyen psikoanalizin ne olduğunu, birey için nasıl bir deneyim olduğunu en iyi analizden geçen kişinin kendisi anlatabilir… Analize başlamadan çok önce rüyalarımı dinlemeye başladım. Ancak ‘içeriden seslenen’in dilini analiz olmadan kavrayamazdım sanırım. Analiz benim için hep var olmuş olan ‘iç bilge’ ile iletişim kurmanın vazgeçilmez yolu. Aynı zamanda, yüzeyde gezinen, ancak derin anlamlara aç bilincimi derinliklerle … Okumaya devam et Analizanların Gözünden Psikoanaliz Deneyimi
Koçluk mu, Psikoterapi mi yoksa Psikoanaliz mi?
Günümüzde pek çok farklı kişisel gelişim yöntemi mevcut. Bunların başında koçluk, psikoterapi ve psikoanaliz geliyor. Kişisel ihtiyaçlarımız doğrultusunda hangisinin bize uygun olduğuna karar vermek bazen çok kolay olmasa da aslında ihtiyaçlarımıza yönelik gelişim süreçlerine evet demenin maddi-manevi pek çok faydası var. Bu nedenle, elimden geldiğince bu yaklaşımların aralarındaki farkları aydınlatmaya çalışacak ve yöntemleri karşılaştıracağım. Önce … Okumaya devam et Koçluk mu, Psikoterapi mi yoksa Psikoanaliz mi?
Psikoterapi ve Jung
Jung’un psikoterapiye bakış açısına dair bir kaç not: Psikoterapi, insan hayatındaki zor geçişleri mümkün kılan bir yöntemdi ve bu yanıyla “dini” bir özelliğe sahipti.“Teşhis oldukça önemsiz bir meseledir.” “Spesifik bir tahmin nadiren gerçek bir şey anlamına gelir – ‘psikonevroz’ teşhisi yeterlidir.” Çünkü nevroz kendisini ancak tedavi süresince, özellikle de bedensel semptomlar ve rüyalarda gösterirdi. Amaç … Okumaya devam et Psikoterapi ve Jung
Rüya Dili ve Jungiyen Rüya Analizi
C. G. Jung’a göre psikolojik olgular (fenomenler) sürekli gelişmeye ve yaratmaya devam ederler. Rüyalar da birer psikolojik olgu oldukları için, rüyaların içeriğine indirgeyici şekilde yaklaşırsak rüyayı öldürürüz. Rüya, aynı psişe gibi salt Doğa’dır ve sadece bu nedenden ötürü dahi bilince karmaşık ve anlaşılmaz gelir. İçeriğinde metaforlar ve semboller olması, rüyaların tam olarak anlaşılmasını zorlaştırır. Fakat … Okumaya devam et Rüya Dili ve Jungiyen Rüya Analizi
Marie-Louise von Franz Hakkında
Marie-Louise von Franz ve Dr. Jung Chuck Schwartz tarafından yazılan Marie-Louise von Franz'ın aşağıdaki biyografik ölüm ilanı, 23 Şubat 1998 Pazartesi günü İngiltere merkezli The Independent'ta yayınlanmıştı. Marie-Louise von Franz birçok konuda tanınmıştı. Birinci sınıf ve şefkatli bir analistti. 30 yılı aşkın bir süre boyunca birlikte çalıştığı C.G. Jung'un en yakın iş arkadaşıydı ve onun en önemli çalışmalarına, özellikle psikoloji … Okumaya devam et Marie-Louise von Franz Hakkında
C. G. Jung’un Tipolojisi
Tipoloji, Jung'un en yanlış anlaşılmış ve kullanılmış (arketiplerden sonra!) kavram ve yöntemi olabilir. MBTI testleriyle çalışanlarının kişiliklerini tespit edebildiklerini düşünen yöneticilerin aslında "daha güçlü ve daha etkili ekipler kurmak için" uyguladığı bu yaklaşımın içeriği ve amacı aslında bilinenden çok farklıdır. 1921 yılında yayınlanan “Psikolojik Tipler” (CW/TE 6) içerisinde Jung’un tipolojisi (tip bilimi) detaylı şekilde incelemişti. … Okumaya devam et C. G. Jung’un Tipolojisi
C. G. Jung’un Görüleri
“Dünya ince bir ipliğe bağlı ve bu ip, insanın psişesi. Günümüzde ilkel felaketler tarafından tehdit edilmiyoruz. Doğada hidrojen bombası diye bir şey yok; hidrojen bombası tamamıyla insan yapımı. Asıl büyük tehlike BİZİZ. Asıl büyük tehlike psişenin kendisi. Ya psişede bir sorun çıkarsa? Günümüzde insan psişesinin gücünün ne olduğunun, psişeyle ilgili bir şey bilmenin ne kadar önemli … Okumaya devam et C. G. Jung’un Görüleri